bt_bb_section_bottom_section_coverage_image

Bütünün Sağlığı ve Şifa

İlk yazımın bir merhaba yazısı olmasını istedim. Sizlerle zaman zaman buradan dertleşmek, zaman zaman da bilgi ve deyimlerimi buradan da aktarma isteği beni heyecanlandırıyor. Aklımda ve yüreğimde taşıdıklarımı paylaşmak, her zaman olduğu gibi bütünün hayrına çalışmak pek çok şekilde gerçekleştirilebilir diye düşündüm ve yazmaya karar verdim. Bir kişinin bile kalbine buradan dokunma fırsatı bulabilirsem, iyileşmeye, iyiliğe alan açabilirsem ne mutlu bana!

Çok uzun yıllardır yoga, pilates, mindfulness, ağrı terapisi ve sistemik dizim ile ilgileniyorum. Figen Bilge Body & Soul olarak 2015’ te yola çıktığımdan beri beni motive eden şey, bana danışanlara bütünlüklü çözüm getirme olasılığı oldu. Bedenimizde ve ruhumuzda taşıdığımız hiçbir şey birbirinden bağımsız hareket etmiyor çünkü. Bütünü şifalandırmadan ne bedeni ve semptomlarını ne de psikolojimizi tam olarak iyileştiremiyoruz.  Ben buna kalbimin en derininden inanıyorum.

Beden-zihin ve ruh dengesinde sağlıklı yaşamak istiyorsak ihtiyacımız olan her şey elimizin altında. Bunu fark etmek, ettikten sonra harekete geçmek bizim elimizde. Bedensel olarak sağlıklı olmak ruh ve zihin sağlığını göz ardı ederek mümkün mü? Hiç sanmıyorum. Nasıl ki bedensel olarak yaşadığımız sorunlar psikolojimizi etkiliyorsa, ruhumuz ve zihnimizden kaynaklanan sorunların da bedensel semptomlara ve ötesinde hastalıklara yol açtığı bilinen bir şey. Birini düzeltirken ötekini ihmal ettiğimizde elimizde bir dolu ilaç, doktor doktor gezerken bulabiliyoruz kendimizi veya dışardan bakıldığında sağlıklı olarak görünsek de stres, huzursuzluk, karamsarlık, güven ve özgüven eksikliği nefret, öfke ve korku gibi pek çok olumsuz duygu durumları bedenimizi savunmasız hale getiriyor.

O yüzdendir ki işin sırrı dengede. Bütünsel olarak bakabilmekte. Yıllar içerisinde yoga ve pilates öğrencilerim ile çalışırken bunu sayısız defa gözlemleme fırsatım oldu. Mesela kilo vermek sadece fiziksel hareketle mümkün değil, sağlıklı beslenmek de gerekiyor. Sağlıklı beslenmek de bir süre yapıp sonra bırakılacak bir şey değil. Zihin yapısının değişmesi, bakış açısının değiştirilmesi gerekiyor uzun vadeli sonuçlar için.

Stüdyomuzda kocaman harflerle yazılı bir söz var. “The Body Achieves What the Mind Believes-Beden zihnin inandığını başarır”. Çok klasik ama yerinde bir örnektir: Çocuğunun bir arabanın altında kaldığını gören çıtı pıtı kadın, arabaya öyle bir yüklenir ki arabayı kaldırır ve çocuğunu arabanın altından kurtarır. Önce zihin inanır onu oradan kurtarabileceğine, beden ve dolayısı ile güç onu takip eder. Üstün başarılı sporcular için de geçerlidir aynı durum. Önce zihin inanır başarabileceğine, beden uygulamayı yapar.  Bu örnekleri ciltler boyu çoğaltabiliriz ama vurgulamak istediğim beden zihin ve ruhun bir bütün içerisinde çalıştığı, biri sağlıklı olmadan diğerinin de olamayacağı.

Yaşadığımız 21. yüzyılda hastalıkların sadece modern tıp yöntemleriyle tedavi edilemeyeceği, çünkü bedende deneyimlenen her şeyin zihinsel, duygusal ve hatta ruhsal boyutunun olduğu  düşüncesi, bizi Budizm, Şamanizm, Çin Tıbbı gibi doğu öğretilerinin de vurguladığı beden-zihin dengesini arayan kadim şifa yöntemlerini yeni bir bakış açısı ile değerlendirmeye itmiştir. İster kadim yöntemlerle olsun, ister farkındalık çalışmaları, hareket/beden temelli travma terapisi gibi yöntemlerle olsun modern tıbbı destekleyici psikosomatik teknikler, kişiyi biyolojik bir organizma olmanın ötesinde ele almanın gerekliliğini her geçen gün daha çok gözler önüne seriyor.

Psikolojimizi ve Bedenimizi görünüşte dengede ve sağlıkta tutsak bile bazen anlamlandıramadığımız duygu durumları, sıkışıklık hissi ve bir birini tekrar eden, hayatımızı etkileyen bazı döngüler içinde bulabiliyoruz kendimizi. Bütünsel sağlık deyince kendimizi geçmişten, anne-babamızın, atalarımızın geçmişinden, yaşadığımız toprakların kolektif bilincinden soyutlamak çok da mümkün görünmüyor. Uzun ve derin bir konu olan sistematik dizilim çalışmalarına ayrı bir yazımda yer vereceğim. Şimdilik Bert Hellinger’in bir sözü ile yazımı noktalıyorum.

Hastalandığında iyileştirecek bir beden yoktur. Affedilecek bir hatıra, teşekkür edilecek bir geçmiş, temizlenecek bir zihin vardır. –Bert Hellinger

Sevgiyle…

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *